İkinci Dünya Savaşı.html

 
ca de en es fr it nl no pl pt ru ro fi sv tr vo


 


II. Dünya Savaşı

Sol yukarıdan saat yönünde: Müttefik askerleri çölde; Çinli siviller Japon askerleri tarafından canlı olarak gömülmüş; Sovyet askerlerı kış saldırısında; Japon uçakları kalkış için hazırlanılıyor; Sovyet askerleri Berlin'de savaşıyor; bir Alman denizaltısı saldırı altında
Tarih Çatışma: 1 Eylül 193915 Ağustos 1945
Hukuken: 1 Eylül 19392 Eylül 1945
Bölge Avrupa, Büyük Okyanus, Güney doğu Asya, Ortadoğu, Akdeniz ve Afrika
Sonuç Müttefikler kazandı. ABD ve Sovyetler Birliği gibi süper güçler ortaya çıktı. Batı Bloğu ve Doğu Bloğu olmak üzere iki kutuplu güç dengesi oluştu, bu da Soğuk Savaş'a ortam hazırladı.
Taraflar
Müttefikler:
SSCB
ABD
Birleşik Krallık Birleşik Krallık
tümü
Mihver Devletleri:
Almanya
Japonya
İtalya
tümü
Kumandanlar
Josef Stalin
Franklin Roosevelt
Birleşik Krallık Winston Churchill
Adolf Hitler
Hideki Tojo
Benito Mussolini
Kayıplar
Askerî kayıp:
27,000,000
Sivil kayıp:
38,000,000
Toplam:
65,000,000 kişi
Askerî kayıp:
23,000,000
Sivil kayıp:
9,000,000
Toplam:
34,000,000 kişi
2. Dünya Savaşı'na katılan devletler.
Müttefik Devletler yeşil (Pearl Harbor Saldırısından sonra katılanlar açık yeşil), Mihver Devletleri mavi (işgal ve ilhak edilen devletler dahil) ve tarafsız ülkeler gri renkle belirtilmiştir.
Eylül 1939'dan , Aralık 1945'e 2 Dünya Savaşı.

██  Batı Müttefikleri ve hakimiyeti altındaki bölgeler

██  Sovyet Rusya ve Müttefikleri

██  Mihver devletleri, hakimiyeti altındaki bölgeler ve Vişi Fransası

██  Tarafsız

II. Dünya Savaşı, 20. yüzyılda dünya çapında yapılan iki savaştan ikincisidir. Altı yıl boyunca, dünyanın çeşitli bölgelerinde süren kesintisiz savaşlarla baş gösteren II. Dünya Savaşı, Alman ordularının Polonya'ya saldırdığı 1 Eylül 1939 tarihinde başladığı kabul edilir. Ne var ki birbirinden kopuk görünseler de bu tarihten önceki çatışmalar da, savaşta birincil rol oynayan tarafların stratejik hedefleri arasında yer aldığından, savaşın başlangıcı tarihsel olarak daha gerilerden başlamaktadır.


Konu başlıkları

değiştir Savaşın ayak sesleri

I. Dünya Savaşından sonra Almanya'nın kaybettiği topraklar
Japonya Berlin Büyükelçisi Kintomo Mushanokōji ve Almanya Dışişleri Bakanı Joachim von Ribbentrop Anti-Komintern Paktını imzalarken
11. Uluslararası Tugaya bağlı T-26, İspanya'da Belchite yakınında (Eylül, 1937)
Çin Cumhuriyetinin başkenti Nanking'in Çonghua kapısına saldıran Japon zırhlı araçlar (12 Aralık 1937 saat 12.10)

değiştir Versay Rejimi ve Hitler'in yükselişi

Hitler’in 1933 yılında iktidara gelmesinden itibaren savaşın sonuna kadar izlediği strateji, üç aşamalı bir stratejidir. Hitler, iktidara gelmesinin hemen ardından Alman ekonomisinin düzenlemesini hedef almıştır. Gerek I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkmasının, gerekse de 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı sonucunda Alman ekonomisi ciddi sıkıntılar içindeydi. Yaşanan yüksek enflasyon, aşırı boyutlara varan işsizlik ve bunlara bağlı olarak sanayideki üretim-hammadde düşüklüğü, Hitler’in izlediği ekonomi politikalarıyla kısa sürede kontrol altına alınmıştır.

Ekonominin düzene sokulmasının ardından stratejisinin ilk adımında Hitler, Alman kara, deniz ve hava kuvvetlerinin, Versay anlaşmasıyla getirilen sınırlamalardan kurtulmasını sağlamıştır.

değiştir İspanya İç Savaşı

Ülkede 1898'den beri önemli kolonilerin kaybedilmesi ile hızlanan ekonomik ve sosyal çöküntü iç savaş ortamını hazırlamıştır.1923'de diktatör general de rivera başa geçene kadar 33 tane kabine değişmiştir, ülkenin yeni monarşik yapısında politik açıdan istikrarsız bir durumda oluşu ekonomik ve sosyal durumu çok kötü bir biçimde etkilemiştir.Aynı zamanda asiller ve ordunun karşılıklı çıkarlar nedeniyle kralcı ve dolayısıyla sağ görüşlü olması gibi bir durum söz konusuydu.Ancak bu gruba karşıt Katalonya ve Bask bölgesindeki halk ve komünistler vardı.Bu gruplar de rivaranın döneminde biraz daha durulmuş gözükselerde yine de onun kendilerini zaptedememesi sonucu yönetimden gitmesi sonrası kurulan 2. cumhuriyet'te nasyonalistler ve sonrasında cumhuriyetçiler yönetime gelmişler ama ülke içersinde büyüyen karmaşaya engelleyememişlerdir.Bunun sonucunda Cumhuriyetciler ile Milliyetciler arasında iç savaş başlamıştır.İlk başlarda Cumhuriyetciler avantajlı görünmüşlerdir ancak daha sonra İspanya afrikası ve İspanyol ordusunun bir kısmı milliyetçilere katılmıştır bunlara rağmen balear adaları açıklarında bekleyen sovyet donanması hiç bir yardımda bulunmamıştır.Ancak Hitler ve Mussolini radikal eylemlerle Alman ve İtalyan pilotlarını savaşa sokmuş ilk zırhlılarını İspanya'da denemiştir.1939'da General Franco önderliğinde milliyetci güçler tamamen yönetimi ele geçirdiğinde toplam ölü sayısı 600.000 civarındadır

değiştir Anti-Komintern Paktı

Japon Ordusu, Sibirya ve Moğolistan sınırlarında Sovyetlerle sürtüşmektedir. Bu gerilim Almanya'ya Japonya'yla yakınlaşma şansı tanır. 25 Kasım 1936 tarihinde anti-Komintern Paktı'nı imzalarlar. Buna göre, her iki ülke, içlerinden birisi SSCB tarafından saldırıya uğrarsa diğerine destek sözü verir.

Berlin, İtalya'nın da bu anlaşmaya katılımı için baskı yapar. Mussolini bir sene sonra, 6 Kasım 1937'de anlaşmayı imzalar. 1939 Şubat ayında Macaristan da Anti-Komitern Paktı'na katılır. Franco'nun İspanya'sı da bu ittifaka 27 Mart 1939'da katılır.

değiştir Çin-Japon Savaşı

değiştir Avusturya'nın ilhakı

İlk kez 1919'lerde ortaya atılan anschluss fikri uzun süre destek görmüştür.Avusturya tarafında sosyalistler 1933'e kadar anschluss'u desteklemişlerdir.Ancak Nazi Partisi iş başına geldikten sonra fikre soğuk bakılmaya başlanmıştır.Hitler anschluss'u gerçekleştirmek için 1934'de Avusturya'da Nazilerin iktidarı ele geçirmesine yardım etmiş ama bu başarısız olmuştur.1937'yılında İtalya ile Almanya anlaşınca Hitler Avusturya üzerindeki isteklerini sertleştirmeye başlamış ve baskı kurmuştur.Bunun üzerine Avusturyada 12 Mart 1938'de plebist yapılması kararlaştırılmıştır.Ancak plebisist'den bir gün önce Alman birlikleri Avusturya'yı işgal etmiş ve Avusturya Ordusu hiç bir direniş göstermemişdir.Ertesi gün yapılan plebisit'de birleşme %99'dan fazla bir oy almıştır

değiştir Münih Antlaşması ve Çekoslovakya'nın bölünmesi

Almanca konuşan nüfusun yaşamakta olduğu bölgelerin, Alman topraklarına katılmasıdır. Bu stratejik evrenin adımları, 12 Mart 1938 de, Avusturya’nın ilhak edilmesiyle başlamıştır. Ardından ikinci adım olarak Çekoslovakya toprakları içindeki Sudet bölgesidir. Hitler’in baskısıyla 29 Eylül 1938 günü imzalanan Münih Anlaşmasıyla Sudet bölgesi Almanya’ya verilmiştir. Konferans, Alman, İtalyan, İngiliz ve Fransız başbakanlarının katıldığı, Çekoslovakya’nın temsici bulundurmadığı bir anlaşmadır. Anlaşmanın hayata geçirilmesi konusunda Hitler, hiç zaman kaybetmemiştir. Anlaşma, 1 Ekim 1938'de yine silah kullanılmaksızın, uluslararası anlaşmalara dayanılarak, nüfusunun yüzde elliden fazlasını Almanların oluşturduğu Sudet bölgesinin Almanlarca işgal edilmesine dayanmıştır. 15 Mart 1939'da ise Çekoslovakya’nın kalanını da topraklarına eklemeleri anlaşmada yer almıştır.

Bu olaylara kadar Hitler, stratejisinin adımlarını atarken, silah kullanmamıştır. Ancak geriye tek sorunlu bölge kalmıştır: Danzig bölgesi. Versay anlaşmasıyla Polonya'ya verilen Danzig bölgesi, halen Alman yönetiminde olan Doğu Prusya ile Almanya arasındaki kara bağlantısını kestiğinden, Alman Hükümeti, Polonya hükümetinden, Doğu Prusya'yla arada bir kara bağlantısı oluşturulması yönünde bir teklifi görüşmesini istemiş ve böylece Danzig Sorunu ortaya çıkmıştır.

değiştir Alman-Sovyet Paktı

İmzalayan Molotov, arkada Ribbentrop ve Stalin (23 Ağustos 1939, Moskova)
II. Dünya Savaşı'nın gelişim süreci

3 Mayıs 1939'da Sovyet Dışişleri Komiseri olan Litvinov görevden alınarak yerine Vyaçeslav Mihayloviç Molotov atanmıştır. Bu atama Sovyet dış politikasında keskin bir dönüşe işaret etmiştir. Litvinov döneminde Sovyetler Birliği, Alman yayılmacılığına karşı İngiltere ve Fransa ile bir protokol oluşturmak için girişimlerde bulunmuş, ne var ki her seferinde reddedilmişti. Molotov döneminde ise Sovyetler Birliği, Alman hükümeti ile bir saldırmazlık paktı için çalışmıştır. Uzun diplomatik görüşmeler sonucunda 24 Ağustos 1939 günü Sovyetler Birliği ile Almanya arasında bir saldırmazlık paktı imzalanması karara bağlanmıştır.

  • Almanya: Öncelikle Orta Avrupa, ardından Doğu ve Batı Avrupa'yı Almanya topraklarına katmak amacındadır. İkincil planı ise Asya'ya özellikle Rusya ve Yakın Doğu'daki stratejik noktaları ele geçirmektir.
  • Japonya: Birinci Dünya Savaşı sonunda Almanya'nın Uzak Doğu sömürgeleri Japonya'ya verilmişti. Üstelik Çin'in bir bölümü de Japon hakimiyetindeydi. Ancak bu kadar sömürge bile hızla sanayileşen ve büyüyen Japon ekonomisini doyuramıyordu. Ekonomik çıkarlar için ABD ile yakınlaşan Japonya, savaşın patlak vermesi ile Almanya'ya yakınlaşmıştır. Pearl Harbor saldırısı ile kesin olarak savaşa girmiştir.
  • ABD: Savaşın başında tarafsız kalan ABD sonraları Fransa ve İngiltere'ye silah yardımı yapmıştır. Almanya'nın kışkırtmaları sonucunda Japonya tarafından Pearl Harbor'da saldırıya uğramış ve kesin olarak savaşa girmiştir. ABD'nin savaşa gimesi ile savaşın seyri değişmiş, Almanya genişleme politikası yerine var olan sınırlarını koruma politikasını uygulamıştır.
  • SSCB: Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra batı yerine Orta Asya'ya yönelik politikalar izlemiştir. Zengin petrol rezervleri sayesinde savaşta lojistik ve teknoloji alanlarında en güçlü devletlerden biri olmuştur. Almanya ile saldırmazlık anlaşması yapmasına rağmen Alman istilasına uğramıştır.
  • İngiltere: Hitler tarafından Avrupa'daki tek rakip olarak görülen İngiltere, Almanya'nın Avrupa'nın tamamına yayılmasını önlemiştir. ABD tarafından sürekli mühimmatla destklenen İngiltere ABD'nin savaşa girmesine kadar özellikle Kraliyet Hava Kuvvetleri ile ön plana çıkmış, Orta Avrupa'da kesin bir hava hakimiyeti sağlamıştır. ABD'nin savaşa girmesiyle birlikte kara kuvvetleriyle ön plana çıkan İngiltere, İkinci Dünya Savaşının en büyük aktörü olmuştur.
  • İtalya: Birinci Dünya Savaşı'ndan istediğini alamayan İtalya dar bir sömürge alanıyla sanayisini beslemeye çalışıyordu. Ayrıca Birinci Dünya Savaşı'nda itilaf devletleri ile görüş ayrılığına düşen İtalya, Mussolini'nin faşist politikaları sebebiyle Avrupa'da sorun teşkil ediyordu. İtalya'nın eski Roma İmparatorluğu gibi güçlü bir devlet olmasını isteyen Mussolini, Almanya ile yakınlaşarak Mihver devletler bloğunda savaşa girmiştir. İtalya; Kuzey Afrika ve Balkanlar'da ilerlemiştir.

değiştir Avrupa'da Savaşın Başlaması

değiştir Polonya

1 Eylül 1939 sabah saat 4.45'te Westerplatte'yi bombalayan Alman Schleswig-Holstein zırhlısı
"Weserübung (Weser Nehri Alıştırması)" Harekâtıın sorumlularından Alman Deniz Kuvvetleri komutanı Büyükamiral Erich Raeder
Dunkerque'da esir düşen Britanya ve Fransa askerleri (Haziran 1940)
Resim:Albert Kesselring portrait.jpg
Britanya Savaşında Alman hava filolarını komuta eden Mareşal Albert Kesselring
Hitler'in Paris ziyareti (solda Albert Speer, sağda Walter Frentz, 23 Haziran 1940, Palais de Chaillot, Paris)
Londra, 1940
Hitler ve generalları, Compiegne ormanında tarihî vagonda ateşkes imzalamadan önce Mareşal Ferdinand Foch'un heykeline bakarken


Danzig Sorununun diplomatik yollarla çözümünün uzun sürmesi üzerine Alman orduları 1 Eylül 1939 sabahı Polonya sınırlarını geçtiler. Yıldırım savaşı tekniklerinin ilk kez hayata geçirilişi olan Polonya Seferi, bu ülkenin toprak bütünlüğünü uluslararası platformda garanti etmiş olan İngiltere ve Fransa'yı harekete geçirmiştir. 3 Eylül'de İngiltere, bir gün sonra da Fransa Almanya'ya savaş ilan etmiş ve seferberlik hazırlıklarını başlatmıştır. Fakat Alman panzer birlikleri, harekatın ilk haftasının sonunda Polonya cephelerini yarmış ve geniş kuşatmalara girişmiştir. Müttefiklerin askeri bir müdahalesi için artık olanak görünmemektedir.

17 Eylül 1939 günü, Sovyet Kızıl Ordusuna bağlı birlikler Polonya'nın doğu sınırlarından saldırırlar. İki ateş arasında kalan Polonya, 27 Eylül 1939'da teslim olur, direnen birlikler de 5 Ekim 1939 günü teslim olurlar.

1940 yılının haziran ayında Stalin, Baltık Ülkelerine gönderdiği notada, Sovyetler Birliği’ne yakın hükümetlerin işbaşına getirilmesini ister. Hemen ardından da Kızıl Ordu Litvanya, Letonya ve Estonya topraklarına girer. 14 Temmuz'da bu ülkelerde yaptırılan genel seçimlerle işbaşına gelen hükümetler Sovyetler Birliği’ne katılma kararı alacaklardır. Böylece I. Dünya Savaşı sonunda yeni Sovyet hükümetinin elinden çıkan bu topraklar tekrar kazanılmıştır ve bu topraklar Sovyetler Birliği'nin Baltık Denizine açılmasında, Leningrad limanının güvenliği anlamına gelmektedir.

Baltık Denizi konusunda Stalin'in öngördüğü diğer bir önlem ise onu, Finlandiya hükümetiyle görüşmelere yönlendirecektir. Görüşmelere 9 Ekim 1939'da başlanmıştır. Görüşmelerden bir sonuç alınamayacağı kanısına varan Stalin yönetimi tarafından, 28 Kasım 1939'da, 1932 yılında imzalanmış olan saldırmazlık anlaşmasının tek taraflı olarak kaldırıldığı Fin hükümetine bildirilir ve 30 Kasım 1939 da Sovyet orduları Finlandiya’ya saldırır.Bu hareket Paris ve Londrayı, Moskavaya karşı takınılacak tavır konusunda duşunmeye sevk etti.İngiliz hukümeti Moskava ile siyasal münasebetlerıni kesmeyı reddettı.Fakat her iki memleket halkoyunda Finlandiya lehinde şiddetli bir heyacan uyanması , Polanyanın yok edılmesi sırasında Almanyayla bir harbi göze alabilecek kuvvette olmadıkları inancıyla hareketsız kalmayı tercıh etmiş Fransız ve İngiliz hukumetlerıni, Finlandiya meselesınde harekte gecmeye zorladı.Her iki hukumette Sovyet Rusyaya harp ilan etmeden Finlandiyaya 100.000 kişilik bir askeri kuvvet yollamak kararı aldılar.Böylece Fransa ve İngiltere küçümsedıkleri Sovyet ordusuyla ve Sovyet Rusyayla,Almanyanın yanı basında savaşmayı goze almış oluyordu.Fakat Sovyet Rusyadan çekınen İsveç ve Norveç ,müttefik kuvvetlerın kendi topraklarından geçmesıne izin vermediler.Bu red, muttefiklerın çok hazırlıksız oldukları bir sırada Sovyet Rusya'yla harbe girişmelerıne engel olarak ağır bir tarihi hatayı önlemiş oldu.Sovyetler Birliği'nin Finlandiya Seferi 6 Mart 1940'da Fin hükümetinin, Ruslar’la barış görüşmeleri için masaya oturmak zorunda kalmasıyla son bulacaktır.

değiştir Kış Savaşı

değiştir Kuzey Avrupa

Fransız Başbakanı Reynaud, Parlamentoda git gide artan gerginliği ve halkoyunda gizli stuttgart radyosunun(-Bu radyo, Almanlarla işbirliği yapan bir Fransız tarafından işletiliyordu.Stuttgart haini olarak adıyla anılan bu Fransız, harpten sonra yakalanarak kurşuna dizilmiştir)kışkırtıcı yayınlarıyla çoğalan açık hoşnutsuzluğu gıdermek için, bekleme politikasını terk ederek, daha dinamik ve haşin bir politikayı denemek istedi.Bu maksatla Londra hukümetıni, İsveç çeliğininAlmanyaya akmasını önlemek için Norveçe bir çıkartma yapmaya ikna etti.Fakat müttefik kuvvetlerden önce davranan Almanlar,9 Nisan 1940 sabahı Norveç’e ve deniz yolunun güvenliği için de Danimarka'ya saldırdı. Norveç'in istilası'ndaki stratejik amaçları İsveç'ten ithal ettikleri demir cevheri yolunun güven altına alınması ve Norveç fiyortlarında denizaltıları için üsler oluşturabilmekti. Danimarka kısa sürede teslim olurken Norveç direnme gösterdi. 10 Haziran 1940'da Norveç de teslim oldu. Belçika ise 27 Mayıs'ta teslim oldu.

değiştir Batı Cephesi

değiştir Benelux ve Fransa Savaşları

Ana madde: Fransa Seferi

10 Mayıs 1940 günü Alman birlikleri, Belçika ve Hollanda'ya yönelen saldırılarıyla Fransa Seferini başlatıyorlar. Asıl taarruz ise daha güneyde, Arden Ormanları üzerinden Sedan yönünde Fransa topraklarına yöneliyor. Belçika üzerinden yapılan harekat, kısa sürede Belçika, Hollanda, Lüksemburg’un işgaliyle sonuçlandı. 14 Mayıs 1940 günü Hollanda teslim oldu. Bu üç ülkenin tümüyle istilasını önlemek için İngiliz Yurtdışı Sefer Kuvveti ve Fransız orduları kuzeye ilerleyince, taarruz çıkış hattı Arden Ormanları olan ve Manş Kanalı yönünde ilerleyen Alman zırhlı birlikleri tarafından kuşatılmış oldular. Bu bölgedeki Müttefik kuvvetler, Dunkerque limanından deniz yoluyla tahliye edilmek zorunda kalınmıştır.

14 Haziran 1940'da Alman birliklerinin Paris’e girmesiyle Fransızlar barış istemek zorunda kaldılar. 22 Haziran 1940'da ateşkes anlaşmasını imzaladılar. Alman güçleri kuzey Fransa’yı ve Fransa'nın Atlas Okyanusu kıyılarını işgal etti, Fransa topraklarının üçte ikisi, Alman kontrolüne girmiştir.

değiştir Britanya Savaşı

Fransa'nın savaş dışı kalmasının ardından Hitler, İngiltere'yi de barış masasına oturmaya zorlamak, gerekirse istila etmek için Britanya savaşını başlatmıştır. Britanya Savaşı, Almanya tarafından, Britanya'nın istilası için hazırlanmış olan Denizaslanı Operasyonu'nun hazırlık evresi olarak düşünülmüş olup, RAF'ın (İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri) imhasını amaçlamaktadır ve esas olarak Luftwaffe (Alman Hava Kuvvetleri) tarafından yürütülmüştür. Başlarda İngiliz hava ve deniz üslerini hedef almış olmasına karşın ilerleyen evrelerde Londra'nın bombalanmasıyla sürdürülmüştür. RAF'ın sert direnci karşısında Luftwaffe'nin uğradığı ağır kayıplar sonuncunda harekat başarısız olarak sona erdirilmiştir.

değiştir Kuzey Afrika Cephesi

DAK komutanı Tankçı Orgeneral Erwin Rommel (Ekim 1942'de Mareşallığa yükseltildi.)
Kuzey Afrika'da Alman zırhlı arabalarından SdKfz 231, 1942

İtalya'nın 10 Haziran 1940'da Almanya safında savaşa girmesiyle savaş Kuzey Afrika'ya da sıçramış oldu. Zaten Libya, Eritre ve Somali İtalyan kontrolündeydi.

İtalya'nın Kuzey Afrika'da operasyon alanı olarak belirlediği bölge, Nil Nehri ve Tunus arasında kalan Batı Çölü'ydü. 1939 yılı ortalarında itibaren Mısır'daki İngiliz Orta Doğu Kuvvetleri, Libya'daki İtalyan kuvvetlerini yoklama taarruzlarıyla taciz etmekteydi. General Creagh komutasındaki 7. Zırhlı Tümenin askerleri bu çatışmalarla “çöl fareleri” olarak anılacaktır.

Libya’daki İtalyan kuvvetleri Mareşal Graziani komutasında 7 tümenlik ve 300 tanklık bir kuvvetle 13 Eylül 1940’da İngilizlere saldırmışlar, Mısır topraklarında az biraz ilerledikten sonra, ciddi bir direnişle karşılaşmamalarına karşın Sidi Barrani'de duraklayıp savunma sistemleri oluşturmaya koyuldular. Aralık ayında henüz Nil Irmağına ulaşamadan Wavell’in komutasındaki birlikler tarafından durduruldular. Çarpışmalar sonunda İtalyanlar Bingazi’nin ötesine püskürtüldü.

7 Aralık 1940 gecesi, General O'Connor komutasındaki bir İngiliz birliği İtalyan mevzilerine saldırdılar. Sidi Barrani'nin İngiliz kuvvetlerinin eline geçmesiyle İtalyan birlikleri dağılmışlardır.

3 Ocak 1941'de yeniden taarruza geçen O'Connor, 22 Ocak da Tobruk limanına ulaştı ve ileri harekatını sürdürdü. 7 Şubat 1941'de Bingazi'ye ulaşmıştır. İtalyan birliklerinin Kuzey Afrika'da pozisyonlarını korumaları iyiden iyiye güçleşmişken, İngiliz hükümetinin dikkatinin Balkanlar'a yönelmesi nedeniyle Kuzey Afrika'daki harekat durmuştur.

12 Şubat 1941'de General Erwin Rommel Kuzey Afrika'da yeni oluşturulan Alman Kuzey Afrika Kolordusu'nun komutanı olarak Trablusgarp'a ulaşmıştır. Rommel, 31 Mart 1941 günü El Ageyla'daki İngiliz birliklerine sürpriz bir baskın düzenleyerek kenti ele geçirir. 2 Nisan 1941 de, Almanya'nın Balkan Cephesini açmasından iki gün sonra Bingazi yönünde ilerlemesine devam eden Rommel, İngiliz 2. Zırhlı Tümenini kuşatma altına alıp teslim olmak zorunda bırakmıştır.

Rommel'in birlikleri Batı Çölü'nde 600 km. kadar ilerlemişler, fakat Tobruk limanı İngilizlerin elinde kalmıştır. Nisan 1941 ayı içinde Rommel iki kez Tobruk'a yüklenirse de sonuç alamaz.

15 Mayıs 1941 sabahı İngiliz birlikleri Alman hatlarına "Brevity Harekatı" kodadıyla bilinen bir taarruzda bulunurlar. Halfaya Geçidi'ni ele geçirmelerine karşın Almanların karşı taarruzları sonucu Brevity Harekatı başarısız olmuştur.

14 Haziran 1941 gecesi İngiliz birlikleri ikinci bir taarruza giriştiler. "Savaş Baltası Operasyonu" kod adlı bu harekatda İngiliz birlikleri, Halfaya Geçidi'ne ve Rommel'in merkezdeki garnizonuna saldırırlar. Halfaya Geçidi, her iki tarafın askerleri arasında "Cehennem Geçidi" olarak adlandırılacaktır bundan böyle. Her iki taarruz da İngilizler açısından başarısız olur. Harekatın üçüncü günü başlarken Rommel, tüm birliklerini, İngilizlerin geri çekilme hattını tutmak amacıyla Halfaya Geçidi'nin yanından ileri sürecektir. Bu tırpan hareketi durdurulamayınca İngilizler geri çekilmek zorunda kalırlar.

Tobruk'taki köprü başına ulaşma yönünde İngilizlerin üçüncü girişimi, "Crusader Harekatı" olarak kayıtlara geçmiştir. 18 Kasım 1941'de başlatılan harekat bu kez başarılı olur. 4 Aralık 1941'de Rommel, Tobruk önlerinden de çekilmek zorunda kalmıştır. Rommel, daha önce savunma hatları oluşturduğu Gazala Hattı'na çekilmiştir ama, 13 Aralık 1941'deki İngiliz saldırısı karşısında geri çekilmek zorunda kalır, İngilizlerin 200 tankına karşılık elinde kullanılır durumda 30 tankı vardır.

27 Aralık 1941 tarihinde Rommel, birkaç gün önce ulaşan 30 tanklık takviye kuvvetini kullanarak İngiliz hatlarını yeniden Gazala Hattı'na kadar ileri itmiştir.

21 Ocak 1942'de Rommel yeniden taarruza geçmiştir. Bu harekat İngiliz birliklerini Bingazi'ye kadar geri atacaktır.

değiştir Balkan Cephesi

değiştir Marita Harekâtı (Yunanistan)

İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası'nın Yunanistan Savaşı'nda ülkeye saldırması ile Nisan 1941'de başlamış ve Ekim 1944'te Almanya'nın ana topraklardan geri çekilmesi ile son bulmuştur. Geri çekilmenin ardından yine de Girit ve bazı önemli adalar 1945 Haziran'ına dek Alman askerî birliklerinin denetimi altında kalmıştır.

Yunanistan'ı ilk olarak işgâl etmeye kalkışan devlet İtalya'dır. Ekim 1940'da ülkeye saldıran İtalya'nın Yunanistan'ı almada yaşadığı başarısızlığın ardından Alman lider Adolf Hitler Balkanlar'ı kontrol altına alabilmek için ordusunu doğruca Yunanistan'a yönlendirmiştir. Hızlı bir "Yıldırım savaşı" taktiği ile 1941 Nisan'ında ülkeye girilmiş ve Mayıs ayının ortalarına doğru Yunanistan, Almanya, İtalya ve Bulgaristan olmak üzere üç farklı devletin işgâli altında kalmıştır.

İşgâl altında olunan süre boyunca sivil Yunanistan halkı bir çok zorluk ile karşı karşıya kalmış ve 300,000 sivil açlık ve salgın hastalıklardan dolayı yaşamını yitirmiştir. Ülkenin ekonomisi tamamı ile çökmüştür. Tüm bu olumsuzluklara rağmen Avrupa'da görülen en etkili direniş hareketleri yine de Yunanistan'dan çıkmıştır. Bu güçler ülkeyi denetim altında bulunduran gruplara karşı gerilla atakları ile saldırmışlar ve büyük casusluk eylemlerinde bulunmuşlardır. 1943 yılına gelindiğinde bu direnişçi gruplar birbirleriyle çatışmalara girmişler ve tam bağımsızlığın alındığı 1944 yılında krizde olan ülkede iç savaşın çıkmasına neden olmuşlardır.

değiştir Merkür Harekâtı

Ana madde: Girit Savaşı

değiştir Doğu Cephesi I

Fedor von Bock (8 Aralık 1941 tarihli Time dergisi kapağı)
Barbarossa Operasyonu, 22 Haziran 1941
Semyon Konstantoviç Timoşenko

değiştir "Barbarossa"

Norveç, Fransa ve Balkanlar'ın istilasıyla, Batı'dan gelebilecek bir dizi askeri tehdidin önlemini almış olan Hitler, dikkatini bu kez Doğu'ya, Sovyetler Birliği'ne çevirmiştir. 22 Haziran 1941 günü kısa bir hazırlık ateşinin ardından Alman panzer birlikeri Sovyet sınırını geçiyorlar.

Böylece II. Dünya Savaşının Doğu Cephesi savaşlarının açılış hamleleri sayılabilecek Barbarossa Harekatı başlamış oluyor.

1941 yılı Doğu Cephesi savaşları, 22 Haziran 1941 tarihinde başladı ve harekatın ilk aylarında Wehrmacht’ın hızlı ilerleyişine ve Kızıl Ordu’nun ciddi ölçüde kayıplarına sahne oldu. Sonbahar aylarındaki yağışlar, Rus direnişinin giderek kendini toparlaması ve sertleşmesi, ardından da kış şartlarının oluşturduğu zorluklarla Alman ordularının ilerleyişi durma noktasına geldi. 5 Aralık 1941 akşamı, Moskova'ya yönelik Alman saldırıları sonlanıyor.

değiştir Mavi Operasyon

Ana madde: Mavi Operasyon

değiştir Stalingrad Savaşı

1942’de Hitler, Karadeniz'le Hazar Denizi arasında bulunan Kafkasya petrol yataklarını ve bu bölgenin hemen kuzeyindeki Don ve Donets nehirleri arasındaki sahayı ele geçirmeyi hedefledi. Bu planın ilk adımı Mavi Operasyon kod adıyla bilinecektir. Mavi Operasyon, Alman ordularına Stalingrad ve Kafkasya yolunu açmak içindir. Mavi Operasyonun bu hedeflere ulaşmasından sonra Alman orduları iki grup olarak operasyonları sürdürdüler. Stalingrad kentinin ele geçirilmesi yönündeki operasyonlar, Stalingrad Savaşı ile II. Dünya savaşı’nın dönüm noktalarından biri oldu.

Stalingrad’ı kuşatan Alman birlikleri Rusların Uranüs Operasyonu kod adını verdikleri karşı taarruzla çembere alındı. Çemberi kırmak amacıyla Alman Don Ordu Grubunun giriştiği Kış Fırtınası Operasyonu ise Kızıl Ordu’nun karşı operasyonu (Küçük Satürn Operasyonu) ile başarısızlığa uğramıştır.

Küçük Satürn Operasyonu’nun başarısının hemen ardından Kızıl Ordu, Satürn Operasyonu ile, Kafkasya’da zaten güçlükle ilerlemekte olan Alman ordularının geri bağlantısını kesmek amacıyla taarruzlara başlamıştır. Bu taarruzların durdurulamayacağı ortaya çıkınca Alman birlikleri 1943 yılının Ocak ayı başlarında Kafkasya’dan çekilmek zorunda kalmışlardır.

1943 yılı ocak ayı ortalarına doğru daha kuzeyde Kızıl Ordu’nun giriştiği karşı taarruzlar sonucu, Don ve Donets bölgesi tekrar Rusların kontrolüne geçmiştir

değiştir Asya - Pasifik Cephesi

"Malaya Kaplanı" Korgeneral Tomoyuki Yamashita (25. Ordu komutanı)
Yanan Amerikan zırhlı Arizona (7 Aralık, 1941)
Yanan Japon uçak gemisi Hiryū (Midway)
Yanan Amerikan uçak gemisi Lexington (Mercan Denizi)
Amerikan uçak gemisi USS Wasp batmak üzere (Solomon Adaları, 15 Eylül 1942)
Japon uçakların saldırı altında Amerikan uçakgemisi USS Hornet (Santa Cruz Adaları Deniz savaşı, 26 Ekim 1942)
Çin-Burma sınırlarında Salween Nehrinde Japonlara karşı savaşan Çin Cumhuriyeti askerleri (Haziran, 1943)

değiştir Çin Cephesi

değiştir Pearl Harbor

japonlar güçlerine güveniyordu.En güçlü , en modern donanmanın ellerinde oluşu, Çin'in zengin bölgelerinin işgalini tamamlamaları ve Avrupa'daki karışık ve güvensiz durum Japonları Avrupa Uzakdoğu sömürgelerine saldırı arzularını körükledi. Endonezya(Hollanda Hindistanı),Pasifik adaları,Fransız Çinhindi,Burma ve Hindistan iyi bir hedef olarak namluda duruyordu.Ancak kolay gibi görünen bu harekat Japonlara göre güçlü ve resmen olmasa da Müttefik cephesine destek verebilecek bir Amerikan deniz filosu Pasifik'te bulunurken gerçekleştirilemezdi.Bu amaçla bir nevi Amerikan suüstü gücüne suikast olacaktı.Japonlar da Amerika kendini toparlayana dek, kızaklardan yeni binlerce tonluk savaş canavarları çıkarmadan evvel işgal işini bitirmiş halde muzafferiyetlerinin tadını çıkaracaklardı.Bu büyük görev amacıyla o güne dek denizlerde kullanılmamış büyüklükte bir hava gücü Amiral Nagumo'nun yönetimine verildi.Birçok savaş gemisi ve uçakları Oahu yakınına taşıyacak altı uçak gemisi hazırlandı.Torpil uçakları,Vals uçakları,yüksek irtifa bombardıman uçakları;gemileri yoketme işi,avcı uçaklarıysa Amerikan uçaklarını henüz yerdeyken imha için(Alman taktiği)uçak gemilerine yerleştirildi.toplam 429 uçak kendine güvenle yola koyuldu... Başlangıçta, ABD savaşa doğrudan katılmasa da, İngiltere’ye büyük ölçüde ekonomik ve askeri malzeme yönünden destek sağlıyordu.

7 Aralık 1941’de, bir pazar sabahı, Japon uçak gemilerinden havalanan yüzlerce avcı, torpido ve bombardıman uçağı, Hawaii Adalarından Oafu Adasında bulunan Pearl Harbor deniz üssüne geniş çaplı bir hava saldırısı düzenledi. Japonlar bombaladıkları 8 Dretnoddan 6'sını batırdı ya da kullanılamaz hale getirdi. Amerika donanmasına ait 3 uçak gemisi (CV-5 USS Yorktown, CV-6 USS Enterprise, CV-8 USS Hornet)nin seferde oldukları için bu saldırıdan kaçabilmesinden dolayı, Japonların bu hava taarruzu her ne kadar başarılı görünse de esasen Japonya açısından büyük bir şanssızlık olarak kabul edilmektedir.

Pasifik Savaşları'nın ilerleyen aşamalarında, deniz savaşlarında hava gücünün belirleyici bir rol oynadığının kanıtlanması da göstermektedir ki, hava unsurlarını taşıyan Amerikan uçak gemilerinin zarar görmemiş olması, savaşın kaderi üzerinde yaşamsal bir rol oynamaktadır.

Yine de bu olay üzerine ABD Kongresi 8 Aralık 1941’de Japonya’ya savaş ilan etti. Kaçınılmaz olarak Japonya'nın müttefiki olan Almanya ve İtalya 11 Aralık günü ABD'ye savaş ilan etti.Bir gün sonra ise Japonya İngiltere,Kanada ve Avustralya'ya savaş ilan etti.

Pearl Harbor baskınıyla aynı gün, Taiwan (Formoza) adasından kalkan Japon uçakları Filipin Adalarına yönelik bir hazırlık saldırısı başlattı. Bu adalara hemen ardından Japon birliklerince çıkartma yapılarak işgal edildi.General Douglos MacArthut komutasındaki ABD ve Filipin güçleri geri çekilmek zorunda kaldılar.Japonlar 1942 Mayısın'da Filipinler'i ele geçirdiğinde 36 bin asker ve 25 bin sivil esir alındı.

İzleyen aylarda Japon kuvvetlerinin ileri harekatı devam etti. Guam, Wake Adaları, Hong Kong, Malaya işgal etti. Malaya yarımadasındaki Singapur 1942 Şubat'ında Japonların eline geçti. Japon ilerlemesi, Brunei, Saravak, Borneo, Timor, Cava, Sumatra, Selebes, Yeni Britanya, Solomon Adaları, Yeni Gine’nin doğusu, Gilbert Adaları, Andaman Adası, ve Aleut Adaları'na kadar yayıldı.

Bu başarılar Japonya'ya, Güneydoğu Asya denizlerinde kesin bir üstünlük sağlamıştır.

değiştir Mercan Denizi

değiştir Midway

Ana madde: Midway Savaşı

değiştir Gualdarkanal

değiştir Batıdaki Deniz Savaşları

Akdeniz’de müttefikler, özellikle İngilizler açısından deniz hakimiyeti yaşamsal bir önem taşımaktadır. İngiliz İmparatorluğu'nun Uzak Doğu bağlantısı Akdeniz üzerinden sağlanmaktaydı. Ayrıca Kuzey Afrika'daki askeri varlığının takviyesi ve ikmali açısından da bu deniz yolunun önemi büyüktü. Ard arda uygulanan başarılı deniz operasyonları (Mers-el-Kebir Savaşı, Taranto Savaşı, Matapan Yarımadası Savaşı gibi) bu deniz yolunda İngiliz hakimiyetini sağlamış olmakla birlikte bir süre için Uzak Doğu bağlantısı Afrika kıtasının güney ucu dolaşılmak zorunda kalınarak sağlanmıştır.

Atlas Okyanusu'ndaki deniz savaşları ise, Bismarck olayı dışında, Alman denizaltılarıyla müttefik deniz ve hava güçleri arasında sürmüştür. Savaşın genel çizgisi, deniz ticaret hatlarına saldıran Alman denizaltılarıyla onları önlemeye çalışan müttefik su üstü gemileri ve uçakları arasında geçmiştir.

Görüntüler

değiştir Kuzey Afrika Çıkarması

8 Kasım 1942'de İngiliz ve ABD güçlerinden oluşan bir görev kuvveti Fas ve Cezayir kıyılarına bir çıkarma yaptı. 6 Ağustos 1942 günü başlayan İngiliz taarruzu karşısında (II. El Alameyn Savaşı), geri çekilmek zorunda kalan Rommel, bu çıkartma harekatı sonucu iki ateş arasında kalmış oluyordu.

General Montgomery komutasındaki İngiliz 8. Ordusunun ileri harekatı, Rommel'in döşemiş olduğu onbinlerce mayın dolayısıyla ağır aksak ilerleyebiliyor.

Böylece İngiliz 8. Ordusu, 13 Aralık 1942'de Tobruk’a ulaşabiliyor. 1943 yılının ocak ayı sonunda ise Libya tümüyle Rommel’in kontrolünden çıkmıştır. Artık Kuzey Afrika’da durum tümüyle ABD ve Ingilizlerin kontrolü altındadır.

değiştir İtalya Cephesi

Monte Cassino'daki enkazları

Müttefikler, Kuzey Afrika’daki Alman askeri varlığını ortadan kaldırdıktan sonra İtalya'ya yöneldiler. İtalya'ya bir çıkarma yapılmasından önce Sicilya adasındaki Alman askeri gücünün de kırılması gerekmiştir.

Sicilya çıkartması 10 Temmuz 1943 günü, "Husky Harekatı" kod adıyla başlatılmış ve adanın güney doğu sahillerine yapılmıştır.

3 Eylül 1943'de Müttefikler İtalya yarımadasına çıkartma yaptılar. İtalya topraklarına Müttefik çıkarması iki noktadan yapılmıştır. General Montgomery’nin 8. Ordusu, Sicilya’dan hareketle dar Messina boğazını geçerek İtalyan çizmesinin parmak ucuna çıkmıştır.

İkinci çıkartma operasyonu olan Salerno çıkartması ise, Salerno'nun güneyindeki iki plaja, bir İngiliz, bir Amerikan kolordusu tarafından yapılmıştır. Çıkartmanın üçüncü gününde Müttefik haraketı durdurulmuş, ancak ilerleyen günlerdeki takviyeler ve ağır bombardımanlar sonucu sağlam bir köprü başı oluşturulabilmiştir.

Aynı gün İtalya, Müttefiklerle bir mütareke imzaladı, fakat bu mütareke Salerno çıkarmasına kadar gizli tutuldu.

Çıkartma birlikleri esas hedefleri olan Napoli'ye harekatın üçüncü haftasında ulaşıyorlar.

22 Ocak 1944'te Müttefikler Roma’nın 40 km. güneyinde, Anzio’ya bir çıkartma daha yapıyorlar.

Çok çetin çatışmalarla geçen İtalya savaşları, 29 Nisan 1945'te İtalya topraklarındaki Alman birliklerinin müttefiklere teslim olmasıyla sona ermiştir.

değiştir Doğu Cephesi II

değiştir Kursk

T-34 (Kursk Savaşı)
Kızılordu askerleri, Dnepr Nehri geçişini hazırlarken
Alman esirler (Moskova, 17 Temmuz 1944)
Ana madde: Kursk Savaşı

değiştir Bagration Harekâtı

Normandiya çıkartmasından 16 gün sonra ve Almanya'nın Rusya'ya savaş ilan ettiği günün üçüncü yıldönümünde, Alman hatlarının merkez bölümünde, 22 Haziran 1944 günü, geniş kapsamlı bir Kızıl Ordu taarruzu başlatılmıştır. Stalin, harekatın kod adı olarak prens Bagration’un adını seçmiştir. Napolyon savaşları sırasında, çağın en üstün taktik kumandanlarından biri sayılan Bagration, 1812 de Napolyon ordularına karşı Borodino’da verilen savaşta ölmüştü.

Ruslar, 124 tümende 1,2 milyon asker, 5.200 tank, 30 bin top ve 6 bin uçağı bu cepheye sürmüşlerdir. Almanlar bu saldırıya, eksik kadrolu 63 tümende 350 bin dolayında adam, 900 tank ve 10 bin topla göğüs germek durumundadırlar. Taarruzun ilk günü bitmeden Alman hatları iki cephede yarılıyor ve 53. Kolorduyla birlikte Vitebsk kenti kuşatılıyor. Aynı gece Luftwaffe, Ukrayna’daki Poltava Amerikan üssüne bir hava akını düzenliyor. 44 B-17 ağır bombardıman uçağı pistde imha ediliyor. Üsteki yarım milyon galonluk akaryakıt da havaya uçuyor.

Alman 53. Ordu’sunun yarı mevcudunu oluşturan 5 tümen için 25 Haziranda Hitler, çekilme emrini veriyor ama 28 Hazirana gelindiğinde 53. Kolordu’dan geriye pek bir şey kalmamıştır. 53. Kolordu’nun 5 tümeninden sadece biri, ağır kayıplarla tuzaktan kurtulabilmiştir

Aynı gün mareşal Rokossovski emrindeki Rus kuvvetleri Minsk’in hemen güney doğusundaki Bobruisk kentini ve dolayısıyla Alman 9. Ordusu’nu kuşatırlar. Kuşatma altındaki bu ordudan sadece 15 kişi kurtulabilecektir, 70 bin tutsak alıyor Kızıl Ordu.

2 temmuz 1944 de Rokossovski’nin öncü birlikleri, Minsk’in 60 km. batısında, Varşova bağlantısını sağlayan kara ve demiryolunu kesiyorlar. Kızıl Ordu birlikleri bir haftada 225 km. yol kat ederek Alman tümenleri, kolorduları arasından geçip Merkez Ordular Grubu’nun geri bağlantısını kesmiştir.

Merkez Ordular Grubu’ndan arta kalan 4. Ordu 3 temmuzda Berezina nehrinde kalan tek köprüden batıya geçerek imha olmaktan kurtulur. Nehri geçmişlerdir ama Berezina Savaşı Alman 4. Ordu’su için çok ağır kayıplarla sağlanabilen bir geçiş olmuştur. Ne var ki Berezina nehrinin batısında tutunmak da mümkün olamaz. Zaten aynı gün Minsk’in Rusların eline geçmesiyle de 4. Ordu kuşatılmış duruma düşmüştür. Havadan ikmal girişimleri de başlar başlamaz başarısızlığa uğruyor. 11 temmuz 1944 günü, 4. Ordu’dan sağ kalanlar da teslim oldular.

12. Kolordu komutanı general Müller, direnmenin intihardan farksız olacağını anlayarak elindeki tüm kuvvetlerle 8 temmuz 1944 de teslim olmuştur. Berezina bataklıklarını geçip uçsuz bucaksız ormanlarda birkaç kola ayrılan 27. Kolordu, çemberden çıkmak için çabalamaktadır şimdi. 13 temmuzda Vilna kenti Rus'ların eline geçer ve kenti savunan Alman tümeni imha edilir.

Tam bir bozgundur Merkez Cephede yaşananlar. Üç haftadan kısa bir sürede Kızıl Ordu’nun başardığı bu dev kıskaç harekatıyla Merkez Ordular Grubu, neredeyse tümüyle savaş dışı kalmıştır. Almanlar 55 tümenlerini kaybetmişlerdir. 200 bin asker ve subay ile 22 general. Bazı kaynaklarda ise Alman kayıplarının 400 bini bulduğu belirtilmektedir.

değiştir Stratejik Bombardıman

II. Dünya Savaşı’nın özelliklerinden biri, gerek cephede olsun, gerekse cephe gerisinde, hava unsurlarının yoğun olarak kullanılmasıdır. Cephe gerisine yönelen hava taarruzları, lojistik hedeflere yönelmiştir, silah sanayi tesisleri, destek sanayi tesisleri, enerji santralleri, petrol depolama ve rafineri tesisler, iletişim ve ulaşım hatları bombardımanın hedefleri olmuşlardır.

Britanya Savaşı'nın son bulması ve Doğu Seferi'nin başlamasıyla Alman hava kuvvetlerinin önemli bir bölümü Rusya'da bulunmaktadır. Dolayısıyla Alman hava kuvvetlerinin Batı'daki faaliyetleri, önleme faaliyetleri olarak kalmıştır.

Böyle olunca Stratejik Bombardıman, esas olarak Müttefik bombardıman filolarının Alman tesislerine yönelik bombardımanlarıdır. Ne var ki, zaman zaman sivil hedefler de bu bombardımana hedef olmuştur. Köln, Essen, Bremen, Hamburg gibi Alman kentlerine yoğun hava saldırıları düzenlenmiştir.

değiştir "İkinci Cephe"

değiştir Normandiya Çıkartması

Amerikan askerleri Normandiya Çıkartmasında, 6 Haziran 1944
Müttefiklerin Güney Fransa çıkartması ("Dragoon" harekâtı, 15 Ağustos 1944)
Villersbocage çatışmasında terkedilen Cromwell tank
Zafer Geçidinde Müttefikler ve Özgür Fransa birlikleri (Paris)
Peiper kampfgruppe'ne bağlı birlikler (Malmedy, Belçika)