|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
→ Başlığın diğer anlamları için Menderes sayfasına bakınız.
Ali Adnan Ertekin Menderes (d. 1899, Aydın – ö. 1961, İmralı Adası), siyasetçi, 1950-1960 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti başbakanı. Türk tarihinde demokratik seçimle işbaşına gelen ilk liderdir.kaynak belirtilmeliBaşbakan olarak tek başına iktidarda bulunduğu 1950-1960 döneminde Türkiye ekonomisi ortalama yıllık %6.4 oranında büyümüş ve Türkiye'nin GSMH'si Dünya toplamının binde 6.42'sinden binde 7.52'sine yükselmiştir. .[1]
değiştir Çocukluk ve gençlik yılları1899'da, Aydınlı toprak ağası varlıklı bir çiftçinin oğlu olarak doğdu. Büyük babası Hacı Ali Paşa Kırım Tatarları'ndan olup Eskişehir çevresinden Tire taraflarına göç etmiştir. İbrahim Ethem Bey'le, Tevfika Hanım'ın oğludur. Kızkardeşi Melike küçük yaşta ölmüştür. 1. Dünya Savaşı öncesinde önce Karşıyaka'da forvet, daha sonra Altay'da kalecilik olmak üzere futbol oynadı. İzmir'in ünlü ailelerinden, Evliyazade Fatma Berin Hanım'la evlenmiş, ondan Yüksel, Mutlu, Aydın olmak üzere üç oğlu olmuştur. İlkokuldan sonra, İzmir Amerikan Koleji'nden mezun oldu. 1.Dünya Savaşı'nda yedeksubay eğitimi gördü, fakat hastalandığı için cepheye gidemedi. İstiklal Savaşına katıldı ve İstiklal Madalyası aldı. Milletvekili seçildikten sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne devam etti ve 1935 yılında mezun oldu. değiştir Siyasi hayatıdeğiştir CHP dönemi
Aydın'da, 1930'da, kısa süreli "Serbest Cumhuriyet Fırkası"nın bir kolunu organize etti. Partinin kendini fesh etmesinden Cumhuriyet Halk Partisi'ne geçti.Daha sonra 1931 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'nden Aydın milletvekili seçildi.[2] Atatürk'ün ölümünden sonra İnönü CHP'nin başına geçince İnönü'nün bütün üretim araçlarını devletleştirme faaliyetlerine karşı çıktı.Menderes en sert çıkışını ise çiftçiyi topraklandırma yasası görüşülürken yaptı.mevcut tasarı'nın 6. maddesi devlet elindeki topraklarla birlikte o bölgedeki toprak ağalarının elindeki toprakların tarıma elverişli yerlerde 5.000 dekardan elverişsiz yerlerde ise 2.00 dekardan fazlasının kamulaştırılıp köylüye dağıtılmasını öngörüyordu.Menderes (Menderes kendide bir toprak ağasıydı.Aydın'daki 30.00 dönümlük çakırbeyli çiftliği Menderes'e dedesinden kalmıştı) ve bazı toprak ağası vekiller buna şiddetle karşı çıktılar. Bu tasarı üzerine Menderes, İsmet Paşa'nın Sovyetler Birliğindeki gibi tarımı kolhozlaştıracağını öne sürerek üç arkadaşıyla birlikte dörtlü takriri verdi. .Dörtlü takrir olayı ve parti içi muhalefetten dolayı 1945 yılında CHP'den ihraç edildi. değiştir Demokrat Parti dönemi
7 Aralık 1945'te, CHP'den birlikte ihraç edildikleri arkadaşları Celal Bayar, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan ile Demokrat Parti'yi kurdu.
Demokrat Parti Amblemi
1947'de yapılması gereken seçimler CHP tarafından bir yıl öne alındı.Bu seçimleri CHP kazandı ancak seçimlerde "açık oy gizli tasnif" usulü uygulandığı için seçimlerin şaibeli olduğu iddia edilmektedir.1946 seçimlerinden sonra muhalefet ve iktidarın arasında şiddetli kavgalar görülmeye başladı.DP ve CHP'nin arası günden güne geriliyordu.Ancak cumhurbaşkanı İsmet İnönü 12 temmuz 1947'de yayımladığı 12 Temmuz Beyannamesi ile CHP içindeki sertlik yanlılarını durdurdu.Muhalefete karşı sert bir tutum takınan başbakan Recep Peker istifa etti.Yeni dönemde DP ve CHP'nin arası düzeliyordu ancak bunu beğenmeyen bazı DP'li muhalifler 1948 yılında DP'den istifa etti ve mareşal Fevzi Çakmak önderliğinde Millet Partisi'ni kurdu.Böylece 2 partide şahinlerini tasfiye etmişti.1950 yılında seçimlerden önce seçim yasası'da değiştirilerek seçimlerde yargı güvencesi ve gizli oy açık tasnif sisteminin getirildi.14 Mayıs 1950 yapılan seçimlerde ise CHP %40,DP %52 oy aldı.Seçimleri DP kazanmıştı ancak seçim sisteminin çarpıklığı nedeniyle (Çoğunluk Sistemi) DP 488, CHP 32 milletvekili çıkardı.Seçimlerden sonra TBMM başkanlığına Refik Koraltan cumhurbaşkanlığına Demokrat Parti genel başkanı Celal Bayar seçildi.Yeni cuhurbaşkanı Celal Bayar'da Menderes'i başbakan olarak görevlendi.Aslında pek çok kişi bu görev için DP Fuad Köprülü'nün getirilmesini bekliyordu[3].Ancak başbakan Menderes oldu.Yeni hükümet 22 Mayıs'ta göreve başladı.Köprülü bu kabinede dışişleri bakanı oldu.Adnan Menderes'in 10 yıllık başbakanlık döneminde Türk iç ve dış politikasında büyük değişimler oldu.1. Menderes Hükümetinin ilk icraatı fazla masraf olduğu gerekçesiyle bazı devlet otomobillerinin satmak oldu.Daha sonraysa o döneme kadar Türkçe okunan ezanın Arapça okunmasını serbest bıraktı.Ancak bu döneme damgasını vuran olay 6 Haziran 1950'de yaşandı.Hükümet Genelkurmay Başkanı Nazif Gürman başta olmak üzere bütün üst komuta kademeside dahil olmak üzere 15 general ve 150 albay emekliye sevk edildi.[4] 1951 yılında Menderes hükümeti Türkiye'nin Kore Savaşı'nda Birleşmiş Milletler kuvvetlerine Türk Tugayı ile katılmasına meclise dahi sormadan karar vererek çok tartışılan bir karara imza attı.Kore Savaşı'ndan sonra ülkemiz Komünizmle mücadele için kurulan NATO'ya 1952 yılında tam üye olarak kabul edildi.Aynı yıl NATO'nun isteği üzerine ülkemizde komünizme karşı gayri-nizamı harp yapacak Özel Harp Dairesi Seferberlik Tetkik Kurulu adıyla kuruldu.[5].1953 yılında CHP'nin malları haczedildi ve hazineye aktarıldı. Halkevleri ve Köy Enstitüleri kapatıldı. 1950-1954 döneminde Türkiye Marshall Planı çerçevesinde sağlanan yardımlarla ekonomide kısa süreli bir kalkınma dönemine girdi.Bu dönemde serbest piyasa ekonomisine geçişe hız verildi.Yabancılara petrol arama ve çıkarma izni verildi.Yabancı sermayeyi teşvik yasası çıkarıldı.Gelen krediler özellikle tarım alanında kullanmaya başlandı.Tarımda makineleşme çalışmaları yoğunlaştırıldı.1937'de temelleri Atatürk ve İsmet İnönü atılan yuvarlak inşaat demiri imal eden Karabük Demir-Çelik Tesislerine ilave olarak yassı çelik (sac) imal eden Ereğli Erdemir Demir-Çelik Tesislerini Amerikan Marshall Planından gelen kredilerle kuruldu.1954 yılında Türkiye Vakıflar Bankası'nı kuruldu.Bu dönemde Türkiye'nin Gayri Safi Milli Hasılası yılda ortalama %9 oranında büyüdü.Ancak devam eden yıllarda alınan borçların geri ödenememesi ve dış ticaret açığının çok artması yüzünden 1958 yılında Türkiye Ekonomisi iflas etti.Cumhuriyet tarihinin en yüksek oranlı devaülasyonu yaşandı (dolar 2 liradan 9 liraya çıkarıldı).Türkiye 600 milyon dolar dış borcunu ödeyemeyeceğini açıklayarak Moratoryum (borçların ödenemeyeceği ve yeni bir ödeme planına bağlanması ilanı) ilan etti ve İMF ilk stand-by anlaşması imzalandı.[6] [7].Menderes, daha liberal ve dışa bağlı bir iktisat görüşüne sahipti; yani daha fazla özel girişime izin verdi. Ekonomik girişimleri toplumun yoksul kesimini kısa dönemlik mutlu etti ancak uzun vadede ekonomi dengesi bozulduğu ve ülkede aşırı dış alıma sebep oldu ayrıca kırsal kesimden İstanbul gibi büyük şehirlere göç hızlandı.Bu yüzden büyük şehirlerde ilk gecekondu mahalleleri oluşmaya başladı.Menderes, en çok eleştiriyi, dışa bağımlılık politikaları yüzünden almıştır. Atatürk zamanında ulusal servet namına kurulan traktör ve basma fabrikaları Menderes döneminde ya özelleştirilmiş ya da kapatılmıştır. Nuri Demirağ tarafından kurulduktan sonra İsmet İnönü tarafından devletleştirme kapsamına alınan uçak ve uçak motoru fabrikaları ayrıca Eskişehir tank fabrikası ve Kırıkkale silah fabrikası Menderes döneminde NATO standartlarına uymadıkları gerekçisiyle kapatılmışlardır. 2 Mayıs 1954 tarihinde yapılan seçimlerde ise DP büyük bir zafer kazandı.Oyların % 56'sını alarak iktidarını tek başına devam etiirdi.DP 502,CHP % 35,9 oy oranı ile 31,CMP %4 oy oranı ile 5,Bağımsızlar ise 3 millatvekili çıkardı.17 Mayıs'ta Menderes 3 kabinesini açıkladı.Ancak bu kez kendisine daha yakın isimleri bakan olarak seçimişti çünkü önceki 4 yıl içinde İçişleri Bakanı 5,İşletmeler Bakanı 5,Çalışma Bakanı 5,Ulaştırma Bakanı 4,Gümrük ve Tekel Bakanlığı 4 kez değişmişti. 1955 yılında ekonomide tıkanmalar başlamıştı.Dış borçlar giderek artıyordu,ödeme dengesi bozulmuş döviz gelmiyordu.bu durum ülkede çeşitli sıkıntılara neden olmaya başladı ve DP meclis grubunda huzursuzlukta giderek artıyordu.Yine bu dönemde İngiltere'nin egemenliği altında bulunan Kıbrıs'tan yeni düzenlemeler yaparak çekilmek istemesi üzerine 29 Ağustos 1955'de Londra'da Yunanistan İngiltere ve Türkiye arasında 3'lü görüşmeler başladı.Görüşmelerin 1. turunda hiçbir sonuç alınamadı.Yunanistan adanın kendi kaderini kendisinin belirlemesi gerektiğini,İngiltere 3'lü bir askeri yönetimi Türkiye ise statüko bozulacaksa adanın kendisine verilmesini istiyordu.2 tur görüşmeler yaşanırken 6 Eylül gecesi İstanbul'da bazı gazetelerin Selanik'te Atatürk'ün evine bomba atıldığını yazması üzerine azınlıklara karşı olaylar çıktı.Ağırlıklı olarak rumlara karşı yönelen olaylarda 73 kilise,8 ayazma,1 havra,2 manastır,4 340 dükkan,110 otel ve restorant,21 rum fabrikası ve 3 600 ev saldırya uğradı,1 papaz olaylar sırasında öldürüldü.TBMM tarihimize 6-7 Eylül Olayları olarak geçeçn bu olaylar sebebiyle olağaüstü toplandı.DP İstanbul milletvekili Aleksandros Hacopulos olayların oluş şekli tertip olduğunu açıkça ortaya koymaktadır dedi ve kolluk kuvvetlerin olaylar sırasında göstetdiği kayıtsızlığa dikkat çekti.Bunun üzerine Hükümet adına konuşan Başbakan yardımcısı Fuad Köprülü hükümetin olaylardan haberi olduğunu ancak gün ve saatinin muayen olmadığını açıkladı. 6-7 Eylül Olayları mecliste zor atlatıldı.Daha sonrasında bazı milletvekillerinin ceza yasasına ispat hakkı getirilmesini istemesi büstütün karaşaya yol açtı.Hükümetin karşı çıktığı yasa tasarısının kabulu için çalışan 9 vekil DP'den ihraç edildi.Bunun üzerine 10 vekilde DP'den istifa etti.15 Ekim 1955'te DP büyük kongresi yapıldı ve Menderes tekrar genel başkan seçildi.22 Kasım 1955'de toplanan DP Meclis Grubu izlenen ekonomi politikaları ile ilgili Gensoru açılmasının kabul etti.29 Kasımda grup tekrar topladı.Toplantıda meclis grubunun istifa baskılarına dayanamayan Ticaret ve Ekonomi Bakanı Sıtkı Yırcalı,Maliye Bakanı Hasan Polatkan istifa ettirdi.Grup daha sonra kürsüye Fatin Rüştü Zorlu'yu çağırdı ve Döviz Komitesi Üyeside olan Dışişleri Bakanı'nın bütün görevlerinden istifa etmesi için tempo tutmaya başladı bunu üzerine Fatin Rüştü Zorlu bütün görevlerinden istifa etti.Daha sonra Menderes'i alkışlarla karşılayan grup 3 bakanı indirdikten sonra güvenoyu verdi.Menderes burada gruba hitaben 'siz isterseniz hilafetide geri getirebilirsiniz' sözünü söylemiştir.DP'den istifa edenler ise 20 Aralık 1955'te siyasal alanda liberal iktisadi anlamda devletçi Hürriyet Partisi'ni kurdu.Mecliste siyaset sertleşmeye başlamıştı.Ve 7 Eylül 1957'de Fuad Köprülü DP'den istifa etti.Aynı zamanda hükümet seçimleri 1 yıl erkene aldı,ayrıca seçim yasası'nı değiştirerek seçimlerde partilerin ittifak yapmasını önleyecek maddeler ve ayrıca partisinden istifa eden bir kişinin 6 ay geçmeden baka bir partiden milletvekili seçilmesini engelleyecek bir madde ekledi.Bu Madeeye basın Köprülü Maddesi adını taktı.27 Ekim 1957'de seçimler yapıldı.DP % 46 ile 424 milletvekili çıkarmıştı.CHP % 41 oy oranı ile 186,HP ve CKMP ise 4 milletvekili ile meclise girebilmişti.Bu durumda muhalefet %54 oy oranı ile 178 sandalye DP ise %46 ile 424 sandalye almış oluyordu.Bu yüzden muhalefet azınlık iktidarı deyimini kullanmaya başladı. Menderes 1957 seçimlerinden sonra İstanbul'da imar çalışmalarına ağırlık verdi ve Barbaros Bulvarı, Büyükdere Caddesi, Vatan Caddesi, Millet Caddesi ve Edirne Asfaltı (şimdiki E-5 otoyolu) yollarını açtı. Mamafih, bu yolları açmak için binlerce evi, sahiplerine çok düşük bedellerle ve ödemeleri de geciktrerek istimlak etti ve yıktı.Ayrıca son Menderes hükümeti Kıbrıs konusunda 1959 yılında ortaklık anlaşmasını imzalamış ve Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmuştur. Menderes Atatürk döneminden o güne kadar Türkçe okunan ezanın başka dillerde okunmasını serbest bıraktı. Türkiye'de aynı zamanda Köy Enstitü'lerini tamamen kapattırdı. İlk defa CHP hükümetinin 1948'de kurduğu imam hatip kurslarını imam hatip liselerine dönüştürdü ve sayısını arttırdı. Aynı zamanda 1957 seçimleri öncesinde bazı bakanlarıyla beraber Said Nursi'nin elini öpmeye gitmesi gibi olaylarıyla pek çok çevre tarafından irticayı hortlatmakla ve oy avcılığıyla suçlanmıştır. Ancak özellikle Dış Politika ve ekonomi gibi konularda batı'ya işbirliği içindeydi. değiştir 27 Mayıs dönemi
1955 Yılından itibaren ekonomideki sıkıntıların ve 6-7 Eylül olayları gibi sebeblerle ülkede siyaset sertleşmeye başladı.1954 seçimleride Osman Bölükbaşı'yı tekrar milletvekili seçtiği için Kırşehir ilçe yapıldı (Adnan Menderes konuyla ilgili mecliste 'Türkiye’nin hiçbir vilayetinde yüzde 3’ten fazla oy almayan bir partiye mensup milletvekilini iki seçimde de seçen Kırşehir’in, bir içtimai ve siyasi bünye itibariyle anormallik göstermekte olduğunu inkár etmek mümkün değildir, evet biz açık konuşuruz’ şeklinde konuşmuş ve Osman Bölükbaşı'da cevaben; "Vilayeti kaldırdınız, bizi de kaldırın da zulmünüz tamam olsun"[8] demiştir..) ve İsmet İnönü'nün seçim bölgesi Malatya 2'ye bölünüp Adıyaman kuruldu..İktidara karşı yazılar yazan-83 yaşındaki Hüseyin Cahit Yalçın dahil-gazeteciler birer birer hapise atılmaya başlandı.Adalet Bakanı Esat Budakoğlu TBMM'de muhalefetin soru önergesi üzerine 1954-1958 yılları arasında 238 gazeteci'nin iktidara karşı yazılar yazmak suçundan mahkum olduğunu açıkladı.CHP ve Hürriyet Partisi'nin birleşme çabası karşısında DP'liler 1957 seçimlerinden önce seçim yasası'nı değiştirerek partilerin ittifak yapmasının önleyen maddeler eklendi ve DP'den istifa eden Fuad Köprülü'nün başka bir partiden milletvekili seçilmesini engellemek için partisinden istifa eden bir kişinin 6 ay geçmeden bir başka partiden milletvekili olamayacağı şeklinde bir hüküm koydular.Ayrıca DP Vatan Cephesi'ni[9][10] kurdu.Artık radyoda her gece Vatan Cephesi'ne katılanların isimleri okunuyordu.Bu olay karşısında İstanbul'da bazı vatandaşlar ajans haberlerini dinlemeyenler derneği'ni[11] kurdu.Bu tarz olayların yaşanması ülkeyi kaplaşmaya itti.1960 yılında ise muhalefet ve iktidar arasındaki ilişkiler kopma noktasına geldi. CHP genel başkanı İsmet İnönü 29 Nisan'da seçim gezisine gittiği Uşak'ta DP binasından atılan çay bardağının İsmet Paşa'nın yanındaki bir gazeteciye isabet etmesiyle başlayan olaylar ve benzerinin İstanbul'da da yaşanması üzerine CHP parti grubu Başbakan ve İçişleri bakanı hakkında soruşturma önergesi verdi ancak DP'lilerin çoğunlıkta olduğu meclis bu önergeyi reddetti.Bir başka gerginlik ise 9 Mayıs'ta Menderes hükümetinin ABD ile yaptığı ikili anlaşmaları meclisin kabul ettiği oturumda yaşandı.Mulefet'in milletvekilleri ABD ordusu'nın doğrudan veya dolaylı bir saldırı karşısında Türk topraklarına gelmesi gibi hükümlerin yer aldığı 'ikili anlaşmalara karşıydılar ve böyle anlaşmaların hiçbir Avrupa ülkesi ile yapılmadığının altını çiziyorlardı.Hükümeti sertleşen ortam karşısında daha sert bir önlem olarak Tahkikat Komisyonu'nu kurdu.15 DP milletvekilinden oluşan komisyon hem suçlama hemde yargılama hakkına sahipti ve kararlarına itiraz edilemiyordu.Ayrıca uygun gördüğü toplantıları ve yayınları yasaklama hakkına sahipti.Komisyanun ilk işi Muhalefet partisi CHPaleyhine soruşturma açmak.Bu durum karşısında 'bu yolda devam ederseniz sizi bende kurtaramam' dediği için İsmet İnönü'ye 12 oturum meclisten men cezası verildi.CHP Meclis Grubu'nun duruma itiraz etmesiyle olaylar iyice büyüdü ve sonunda CHP milletvekilleri polis zoruyla meclisten çıkartıldı.Meclis dışında ise üniversitelerde hükümete karşı protestolar düzenleniyordu ve 28 nisan 1960 tarihinde İstanbul Üniversitesi öğrencisi Turan Emeksiz hükümete karşı İstanbul Üniversitesi'nde düzenlenen bir protesto mitinginde polisin açtığı ateş sonucu öldü.Hüseyin Onur ise sol bacağı kesilerek kurtarıldı.Hukuk'un üstünlüğünü savunan Yargıtay Başkanı Bedri Köker,Yargıtay Başsavcısı Rifat Alabay,Yargıtay 2. Başkanlarından Haydar Yücekök,Yargıtay Üyeleri Melehat Ruacan,Kamil Çoşkunoğlu,Faik Uras ve İlhan Dizdaroğlu 'görülen lüzum üzerine' 1 günde emekli edildi[12].5 mayıs 1960'ta Ankara Kızılay Meydanı'nında 555K parolasıyla büyük bir protesto mitingi düzenlendi.21 Mayıs'ta ise Harp Okulu öğrencileri ve subaylardan oluşan yaklaşık 1000 kişi Ankara'da hükümet aleyhinde sessiz bir yürüyüş yaptı.Ve 27 Mayıs 1960 sabaha karşı saat 4'te radyoda Kurmay Albay Alparslan Türkeş TSK olarak yönetime el koyduklarını ve ihtilalin sebeblerini bir radyo bildirisi ile halka duyurdu.Menderes ise27 Mayıs 1960 günü Kütahya'da Albay Muhsin Batur tarafından gözaltına alınarak Ankara'ya götürüldü.Daha sonrada ve diğer tutuklu Demokrat Parti üyeleri ile birlikte Yassıada'ya götürüldü. Darbeci subaylar ise Cemal Gürsel başkanlığında kurulan Milli Birlik Komitesi ve kurucu meclis ile beraber ülke yönetimini devraldı.Yeni bir anayasa oluşturulması için ülkenin önde gelen hukuk profesörlerinden bir anayasa komisyonu kuruldu.Menderes ve diğer DP üyeleri ise bulundukları Yassıada'da ,kurulan Yüksek Adalet Divanı tarafından yargılanmaya başladı.Yapılan oturumlar her gece radyoda Yassıada Saati programında halka duyuruluyordu.9 Temmuz 1961 yılında Anayasa Komisyon'unun hazırladığı yeni anayasa halk oyuyla kabul edilerek yürülüğe girdi.[13] [14] değiştir Menderes'e yöneltilen suçlamalar
Menderes, 13 ayrı davadan yargılandı ve Bebek Davası dışındaki bütün davalardan suçlu bulundu. Ayrıca örtülü ödenek davası konuşulurken Amerikan gizli servisinin Türk istihbarat servisine para vererek Menderes'in telefonlarını dinletirecek kadar teşkilata hakim olduğu ortaya çıktı[15].(Menderes ve Başbakanlık Müsteşarı Ahmet Salih Korur suçlunun o dönemin istibarat müsteşarı Behçet Türkmen olduğunu söylemiştir.[16] değiştir İdamıYüksek Adalet Divanı 9 ay 27 gün süren yargılama süreci sonunda ise 15 kişinin idamına, 31 kişinin ömür boyu hapse mahkum edilmesine karar verdi. Geri kalan 418 sanığa ise 6 ay ile 20 yıl arasında değişen hapis cezaları veya beraat kararı verildi.Cemal Gürsel başkanlığındaki Milli Birlik Komitesi ise Celal Bayar, Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu dışındakilerin idam cezasını affetti. Celal Bayar'ın cezası yaş haddi nedeniyle ömür boyu hapse çevrildi.Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 16 Eylül 1961, Adnan Menderes ise 17 Eylül 1961'de İmralı Adası'nda öğlen 13:21'de idam edildi. [17] ABD başkanı Kennedy, Fransa cumhurbaşkanı Charles De Gaulle, Pakistan devlet başkanı Eyüphan, ve İran şahı Rıza Pehlevi idamlardan önce idamların durdurulması için Cemal Gürsel başkanlığındaki Milli Birlik Komitesi'ne defalarca çağrıda bulunmuştur. 17 Eylül 1961'de infazdan hemen de önce lse şunları söylemiştir:[18]
7 Kasım 1964’de, Celal Bayar’ın hapis cezası Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in affı ile kaldırıldı. değiştir İcraatları
değiştir Konuşmaları1954 yılında radyo konuşması mevcuttur.[1] Vikikaynak'ta, Adnan Menderes ile ilgili metin bulabilirsiniz.
değiştir İç bağlantılardeğiştir Dış bağlantılar
değiştir Kaynakça
Başbakan: Adnan Menderes Başbakan: Adnan Menderes Başbakan: Adnan Menderes Başbakan: Adnan Menderes Başbakan: Adnan Menderes |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| All Right Reserved © 2007, Designed by Stylish Blog. |